Hayaldi Gerçek Oldu

Selvi Dur
Aylar önce Uçuş Zamanı'nda ilk yazımı yazdığımda, kendimi yüksek bir ağacın tepesinde, anasının gagasi ile yaptığı yuvanın içinde, uçuş vaktinin gelmesini bekleyen, tüylü bir kuş gibi hissetmistim. Uçmak ve ben.. Birinin itmesi gerekiyordu daldan asagi uçmam için.. Ve ittiler :)Uçmak, uçak, uçan insan diye bir çok kelimeleri arama motoruna verip, ben sünger, bilgi su misali, çekebildiğim kadarını çekmek istemiştim içime.. İnsansanoğlu böyle bir yaratık işte. Öğrenmeye başlamaya dursun, alışkanlık yapıyor.. Kafa patlatıyor, gözü dönüyor, kalp atışları hızlanıyor.. Relax Selvi Relax diyorum kendi kendime.. Uykuya doğru kanat açmışım biraz önce, sadık yârim koltukta uyuya kalmışım.. Uykuya kalmama sebep bir program. Türkiye gündeminin tartışıldığı, ha babam de babam gerilim müziği eşliğinde üç beş bilginin paylaşıldığı, aslında yararlı olan, ama az bilgi ile çok iş yapmaya çalışan ve tam tamına 2 SAAT süren bir program.. Adı bende saklı... O gerilim müziği eşliginde nasıl uyumuşum aşk olsun bana. Benim mi kimyam bozuk, yoksa müzik gerilim degil de ninni miydi bilemiyorum doğrusu.. Biraz önce babama sordum: „Program nasıl bitti?“ Cevabı: "Nasıl başladıysa öyle bitti. Tam tam tam tam..“ Anlamıştım, yine aynı tantana.. Uyanmama sebep o isimdi. Bir ara gözlerimi açtım, aman Allahım o da nesi, Alman programında bir isimden söz ediliyor: İsmail bin Hammad el Cevheri’nin (İmam Ebu Nasr İsmail Bin Hammad-ül-Cevheri El Farabi) (1003-1010).. Harika bir belgesel.. Bir kulenin tepesinden, kanat takan el Cevheri’nin uçuşunu o kadar güzel canlandırmışlarlar ki, dudaklarim ucuklarsa, sebebi onlardir.. Aylar önce ilk yazımda bu isimden bahsetmiştim.. Ve bu Alman programının içinde bir cümle: „Eğer İslam’in altın çağı olmasaydı, biz simdi ne yapıyor olurduk, bu kadar ileri bir teknolojiye ve ilime sahip olur muyduk, bilemiyorum.“ Vay be.. Elin adamı bile fark etmis, işte… !Neden bizim ekranlarımızda da böyle bilinclendirici programlar olmuyor ? diye kendi kendime soruyorum bazen.. Ve sonra aklima Pazar günleri TRT Haber’de 13:30’da sunulan "Uçuş Zamanı“ geliyor.. Geçen hafta ilk programı izledim. İzlerken o kadar çabuk bitti ki, üzüldüm resmen.. Destek olalım, izleyelim. Nihayetinde seyirci ne izliyorsa, o yayınlanıyor.. Bize ne onun bunun öğlen ne yediğinden ya da aksam yemekte ne giyineceğinden.. Bilgi diyorum bilgi.. Armut değil ki düşsün ağzınıza ! Dala uzanmak gerek yani.. Bilgi paylaştıkça çoğalır.. Öğrenelim, öğrendiklerimizi paylaşalım ve mutluluktan uçalım, ne dersiniz ?
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Uçuş Zamanı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 465 55 58 | Faks : +90 212 465 55 58 | Haber Scripti: CM Bilişim